--° Detay
Güncel, tarafsız ve hızlı habercilik
Kadın kanserlerinde erken teşhisin önemini vurgulayan, jinekolojik belirtilere dikkat çeken bir görsel.
Sağlık

Kadın Kanserlerinde Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor

Kadın kanserleri, başlangıçta sıradan şikayetlerle karıştırılabilse de erken teşhisin önemi uzmanlarca vurgulanıyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Murat Yassa, rahim, rahim ağzı ve yumurtalık kanserlerinde hayati olabilecek 5 erken uyarı işaretini açıklayarak, bu belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtiyor. Erken evre tanı, tedavi başarısını önemli ölçüde artırıyor.

Kadın kanserleri, genellikle sinsi bir şekilde ilerleyerek belirgin şikayetler oluşturmadan tehlikeli boyutlara ulaşabiliyor. Günlük hayatın getirdiği yorgunluk, stres veya hormonal değişimler gibi nedenlerle karıştırılan küçük sinyaller, aslında vücudun verdiği önemli uyarılar olabilir. Acıbadem Kartal Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Murat Yassa, alışılmışın dışında seyreden, tekrarlayan, artan veya iki haftadan uzun süren belirtilerin mutlaka dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Çünkü olası bir kanser başlangıcında, iki hafta bile tedavinin seyrini kökten değiştirebiliyor.

Doç. Dr. Yassa, jinekolojik kanserlerde en büyük farkın, tanının hangi evrede konduğuyla belirlendiğini belirtiyor. Örneğin, rahim kanseri erken evrede yakalandığında beş yıllık sağ kalım yüzde 90'ın üzerindeyken, ileri evrede bu oran keskin bir düşüş gösteriyor. Erken evre teşhis, çoğu zaman daha küçük bir ameliyat, daha az ek tedavi ve daha hızlı bir iyileşme süreci anlamına geliyor.

Sinsi İlerleyen Tehlike: Kadın Kanserlerinde Erken Teşhisin Önemi

Rahim, rahim ağzı ve yumurtalık kanserlerinde görülen bazı değişiklikler her zaman kanser olduğu anlamına gelmese de, vücudun normal düzeninde ortaya çıkan ve geçmeyen nedenlerin araştırılması büyük önem taşıyor. Doç. Dr. Murat Yassa, bu tür kanserlerde belirtilerin doğru yorumlanması ve zamanında hekime başvurmanın hayat kurtarıcı olduğunu ifade ediyor. Özellikle yumurtalık ve rahim kanserleri için toplum genelinde uygulanan bir tarama testi bulunmadığından, belirtileri bilmek ve düzenli jinekolojik muayenelere gitmek erken tanı için kritik bir rol oynuyor.

Kocaeli ve çevresindeki kadınlar için de geçerli olan bu uyarılar, genel sağlık bilincinin artırılması ve düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini gösteriyor. Türkiye'de 30 ile 65 yaş arasındaki kadınlara beş yılda bir HPV testi, ulusal tarama programı kapsamında ücretsiz olarak sunulmakta olup, rahim ağzı kanserine karşı etkili bir koruma sağlayan HPV aşısı da önemli bir önleyici tedbirdir.

Hayati Olabilen 5 Erken Uyarı İşareti

Doç. Dr. Murat Yassa, kadın kanserlerinde dikkat edilmesi gereken 5 erken uyarı işaretini şu şekilde sıralıyor:

  • Menopoz sonrası kanama veya adet dışı kanama: Menopoza girdikten sonra görülen her türlü kanama, miktarı ne olursa olsun mutlaka muayene gerektirir. Rahim kanseri tanısı alan kadınların yaklaşık yüzde 90'ında ilk belirti menopoz sonrası kanamadır. Menopoz öncesinde, adetler arasında görülen kanamalar, alışılmadık şekilde uzayan veya yoğun ve şiddetli adet kanamaları da aynı hassasiyetle değerlendirilmelidir.
  • Geçmeyen şişkinlik ve çabuk doyma: Yumurtalık kanserinin erken belirtileri genellikle sindirim sistemi şikayetleriyle karıştırılır. Karında sürekli şişkinlik, az yemekle doyma hissi, kıyafetlerin bel bölgesinde daralması ve karında dolgunluk hissi bu belirtilerin başında gelir. Bu şikayetler yeni başladıysa, neredeyse her gün tekrarlıyorsa ve birkaç haftadır sürüyorsa kadın hastalıkları muayenesi şarttır.
  • Cinsel ilişki sonrası kanama ve olağandışı akıntı: İlişki sonrası kanama, kanlı veya kötü kokulu vajinal akıntı, rahim ağzı kanserinin erken dönem belirtileri arasında yer alır. Rahim ağzı kanseri, yıllar süren öncü lezyon döneminde tarama testleriyle (HPV testi ve Pap smear) yakalanabildiği için önlenebilir kanserlerdendir.
  • Sürekli kasık ağrısı, sık idrara çıkma ve bağırsak alışkanlığında değişiklik: Kasıkta veya alt karında geçmeyen ağrı ya da baskı hissi, yeni başlayan sık idrara çıkma isteği ve nedeni bulunamayan kabızlık, yumurtalık ve rahim kanserlerinde görülebilen belirtilerdir. Bu şikayetler tek başına iyi huylu nedenlere bağlı olabilse de, yeni başlamış, giderek artıyor ve birden fazlası bir arada görülüyorsa ayrıntılı değerlendirme gerekir.
  • Dış genital bölgede geçmeyen kaşıntı, yara veya renk değişikliği: Vulva kanseri daha nadir görülse de, belirtileri uzun süre mantar enfeksiyonu sanılarak ihmal edilebilir. Haftalarca süren kaşıntı, iyileşmeyen genital yaralar, kalınlaşmış veya renk değiştirmiş cilt alanı ve yeni beliren kabarıklıklar mutlaka muayene edilmelidir. Kremle geçmeyen kaşıntı durumunda biyopsi kararı erken verilmelidir.

Doç. Dr. Murat Yassa, normalin üzerinde kilolu olan ve/veya polikistik over sendromu olan kadınlarda rahim kanseri riskinin ciddi şekilde arttığını, bu nedenle daha sık takip edilmeleri gerektiğini ekliyor. Ayrıca, ailesinde meme, yumurtalık, rahim veya bağırsak kanseri öyküsü olan kadınlar için kalıtsal risk değerlendirmesi ve daha yakın izlem gerekebiliyor. Bu şikayetlere açıklanamayan kilo kaybı ve sürekli yorgunluk da eşlik ediyorsa gecikmeden hekime başvurmak büyük önem taşır.

YORUMLAR (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.